ebruli

22/6/2009 - AĞLAMA N'OLUR...

GECE YİNE KAPKARANLIK…

BALKONDA OTURMUŞ KARŞISINDA KONUŞAN KADINI DİNLİYORDU… YADA DİNLEMEYE ÇALIŞIYORDU… KARIŞMIŞTI YİNE, YİNE AĞIRLAŞMIŞTI, LANET OLSUN DEDİ, YİNE GELDİLER… SİGARASINI YAKTI, KADIN HALA KONUŞUYORDU… ARKASINDA DURAN KOCA SURATLIDAN HABERSİZ…

BİRANDA BELİRİVERMİŞTİ… KADIN SUSTU… ‘NOLUYOR?’ DİYE SORDU,

CEVAP VERMEDİM… KADIN BİŞEYLER OLDUĞUNU FARK ETMİŞTİ AMA ANLAM VEREMEMİŞTİ… YALNIZ DEĞİLDİK, OLAN BUYDU…

ELİMİ TEKRAR SİGARAYA ATTIM, ÇAKMAK… ÇAKMAK YOKTU…

HER YERE BAKTIM YOKTU… YİNE OYNAMAYA BAŞLADILAR…

KADIN İÇERDE YATAN İKİ ÇOCUĞU KONTROL ETMEK İÇİN İÇERİ GİRDİ,

ALIN SİZE FIRSAT DEDİM… KULAĞIMA FISILDIYORDU, GÜLÜYORDU...

SESSİZCE ‘GELİN, KORKMUYORUM SİZDEN’ DEDİM.

GÜLDÜ… SOL TARAFIMA OTURDUĞUNU HİSSETTİM, KIRILIYORDU NERDEYSE KEMİKLERİM… GEL DEDİM ÖBÜRÜNE, GEL SENDE OTUR, EN FAZLA ÖLÜCEM…

BAŞKA HİÇBİŞEY YAPAMAZSINIZ… KALKTI,  OTURDUĞUM SANDALYE SALLANMAYA BAŞLADI, KAYBEDECEK HİÇBİRŞEYİM YOK DEVAM ET BİRAZ DAHA SALLA BELKİ UYURUM BEŞİK MİSALİ DEDİM… BİRDEN KARŞIMDA BELİRDİ O KORKUNÇ SURATIYLA, BİR BURUN MESAFESİNDE, BİR SÜRE BAKTI GÖZLERİMİN İÇİNE O TERS DURAN GÖZLERİYLE, İNATLA BAKTIM GÖZLERİMİ KAÇIRMADAN, NEFESİNİN KOKUSU İÇİMİ BULANDIRMIŞTI, YANMIŞ ET, DUMAN KOKUSU… CEHENNEM GİBİ… AMA YİNEDE VAZGEÇMEDİM DİKTİM GÖZLERİMİ… DİĞER ÜÇÜ DÖNÜYORDU HIZLA ETRAFIMDA SÖYLE ONA DEDİM, SÖYLE ONA ÖLENE KADAR AYAKTAYIM…

BAŞARAMIYCAK… SİZİ BAŞIMA SALMAKLA ALT EDEMEZ BENİ… UCUZ OYNUYOR… BİR ANDA KAYBOLDULAR…

ÇÜNKÜ KADIN BALKONA ADIM ATTI… ÇAKMAK İSTEDİM KADINDAN, SENDEYDİ NEREYE KOYDUN DEDİ? İÇERİ BAKMAK İÇİN DÖNDÜ… BİRDEN AĞZIMDAN BİR DUA DÖKÜLMEYE BAŞLADI,

‘KUL E ÜZÜ RABBİN NAS, MALİKİN NAS…’

PERDENİN ÜZERİNDEN KAYARAK YERE DÜŞTÜ ÇAKMAK… USULCA YERİNDEN KALKTIM VE YERDE DURAN ÇAKMAĞI ALDIM, SİGARAMI YAKTIM, DERİN Bİ NEFES ÇEKTİM… KADIN YANIMA GELDİ… ‘NERDEYMİŞ’ DİYE SORDU ‘CEBİNE KOYMUŞUM, FARKINDA DEĞİLİM DİYE CVP VERDİM’

SAAT 3’E GELİYORDU…

UYUYALIMMI ARTIK? DEDİM. ODAYA GİTTİK, YATAĞA UZANDIM AMA HALA VARLIKLARINI HİSSEDEBİLİYORDUM… BENİ UYUTMAMAK İÇİN SÜREKLİ DÜRTÜYORLARDI… AMA İNATLA UYUMAYA ÇALIŞIYORDUM… SONUNDA BAŞARDIM, RÜYA GÖRMEYE BAŞLAMIŞTIM AMA YİNE ORDALARDI, GELDİ YANIMA SIRITARAK, AYAKLARIM SUYUN İÇİNDEYDİ, SAĞIMA SOLUMA BAKTIM, DENİZİN TAM ORTASINDAYDIM… KAFAMI SUYA SOKUYORDU, BOĞULUYORDUM… BİRDEN BUNUN BİR RÜYA OLDUĞUNU HATIRLADIM, NEFES ALABİLDİĞİMİ DÜŞÜNDÜM, ALIYORDUM… SİNİRLENMİŞTİ... PİS PİS SIRITTIM GÖZLERİNE BAKARAK...

BENİ BİRDEN BİRE UÇURDU GÖKYÜZÜNE, AŞAĞIYA BAKTIM, DENİZ KARINCA KADAR KALMIŞTI… HADİ BIRAK DEDİM… BIRAKTA UÇMANIN TADINA VARAYIM… SIRITTI VE BIRAKTI… YERE ÇAKILMAYA AZ KALMIŞTIKİ DURDUM… HAVADAYDIM… TANIDIK Bİ EL YAKALAMIŞTI BENİ… HALBUKİ SÖZ VERMİŞTİ BİRDAHA GELMİYCEM DİYE… ONUDA ÇOK KIRMIŞ, HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRATMIŞTIM. USULCA YERE İNDİRDİ BENİ. KENDİMİ YİNE UÇCUZ BUCAKSIZ BİR ARAZİDE BULUVERDİM… KUCAĞIMDA BİR BEBEK… ÇOK GÜZEL BAKIYOR, GÜLÜMSÜYORDU… O KÜÇÜK, YUMUK YUMUK ELLERİNİ AĞZINA GÖTÜRÜYOR, GÖZLERİNİ KIRPIŞTIRIYODU… ACIKMIŞTI… GÖĞSÜMÜ ÇIKARDIM EMSİN, KARNI DOYSUN DİYE EMMEYE BAŞLADI, BİRDEN BIRAKTI VE AĞLADI… GÖĞSÜMDEN SÜT DEĞİL KAN AKIYORDU… BEBEK AĞLADIKÇA İÇİM DAĞLANIYOR, SUSMASI İÇİN PIŞPIŞLIYORDUM… BİRDEN BEBEK KAYBOLDU, KENDİ KENDİME SORUYORDUM… KIZIM NERDE?

BİRDEN KENDİMİ DELİ GİBİ TOPRAĞI KAZARKEN BULDUM, AĞLIYORDUM. KAZMAYA DEVAM EDİYOR ENGEL OLAMIYORDUM… BEBEK… BEBEK AĞLIYORDU… SUSTURUN NOLUR SUSTURUN ŞUNU DAYANAMIYORUM… HALA AĞLIYORDU ÇUKURUN YANINDAKİ KUNDAKTA.

ELLERİM… ENGEL OLAMIYORDUM, ELLERİM UZANDI BEBEĞE, HALA AĞLIYORDU KUCAĞIMDA, AY PARÇASI GİBİYDİ… SUSTU GÖZLERİME DİKTİ GÖZLERİNİ… YAPMA! BANA KIYMA DER GİBİ… KOKUSUNU DUYDUM, NEDE GÜZEL KOKUYORDU… ELLERİM… YAPMAYIN… ENGEL OLAMIYORDUM… ÇUKURA KOYMUŞTUM BEBEĞİ… AĞLIYORDU KULAKLARIMI YIRTARCASINA… ENGEL OLAMIYORDUM KENDİME… TOPRAK BİLE KAN KOKUYORDU… AĞLAMA YAVRUM, AĞLAM DİYORDUM… SANKİ UYURKEN ÜSTÜNÜ ÖRTERCESİNE ÖRTÜYORDUM TOPRAĞI ÜZERİNE… ALLAHIM NOLUR BANA YARDIM ET... YALVARIYORUM… SESİMİ KİMSE DUYMUYORDU… TOPRAK TAMAMEN ÖRTMÜŞTÜ ARTIK AMA HALA AĞLIYORDU… SESİ KULKLARIMI YIRTIYORDU. KAN… HERYER KAN OLMUŞTU… MECBURDUM BEBEĞİM… MECBURDUM… SENİ DOĞURAMAZDIM… BUNA HAKKIM YOKTU, BUNU SANA YAPAMAZDIM… HALA AĞLIYODUM AMA GÖZLERİMDEN YAŞ DEĞİL, KAN DAMLIYORDU… SAĞ AVUCUMDA BİR ISLAKLIK HİSSETTİM, BİR ET PARÇASI, KANLI… NE OLDUĞUNU ANLAMAYA ÇALIŞTIM… BİR BEBEK ELİYDİ ELİMDE TUTTUĞUM, KALBİM SIKIŞIYORDU, NEFES ALMAKTA ZORLANMAYA BAŞLAMIŞTIM…

YİNE GELDİLER… HİSSEDİYORUM...

KUNDAK… KUCAĞIMDA BİR KUNDAK… BEBEK… BU SEFER BEBEK, BEBEK DEĞİLDİ… BEBEK SURETİNDE HAİNCE BAKIYORDU YÜZÜME. BENİ DOĞMADAN ÖLDÜRDÜN KATİLSİN SEN DİYORDU… SUSTUM SADECE DİNLİYORDUM…
SAKİNLEŞMİŞTİM… YERE ATTIM KUNDAĞI… İÇİNDEN FIRLADI, ETRAFIMDA DÖNÜYORDU… KATİL, KATİL, KATİL… BİRDENBİRE YİNE BİR BURUN MESAFESİ KADAR YAKLAŞTI, YİNE GÖZLERİMİN İÇİNE BAKIYORDU. AĞZIMDAN KELİMELER DÖKÜLDÜ… ‘O ÖLDÜ, DAHA BİR AYLIK BİLE DEĞİLDİ, PİŞMAN DEĞİLİM, BOŞUNA UĞRAŞMA…’ VAZ GEÇMİYORDU HALA GÖZLERİMİN İÇİNE BAKIYORDU… USULCA VE SAKİNCE ‘EVET, BEN KATİLİM VARMI DİYECEĞİN? DOĞMAMIŞ BEBEĞİMİ YOK ETTİM… BEN KATİLİM… İSTERSEM SENİDE YOK EDERİM’ DEDİM… KAYBOLDU…

UYANMIŞTIM, YATIĞIM SIRILSIKLAMDI… TERLEMİŞİM…

KADIN UYANDI… ‘İYİMİSİN?’ DİYE SORDU, İYİYİM CEVABINI VERDİM…

KADIN ‘BÜTÜN GECE SAYIKLADIN, SIÇRAYIP DURDUN’ DEDİ…

KABUS GÖRDÜM ONDANDIR DEDİM GEÇİŞTİRDİM… USULCA KALKTIM YATAĞIMDAN, AYAKALRIM BENİ TAŞIMAKTA ZORLANIYORDU, BANYOYA GİRMİŞTİM… AYNAYA BAKTIM, YÜZÜMDE HİÇ RENK YOKTU… SAĞ AVUCUMDA BİR ISLAKLIK HİSSETİM… BAKTIM… ELİMDE KAN VARDI… ÜSTÜMÜ BAŞIMI KONTROL ETTİM, HERHANGİ BİR YERDE YARA YOKTU… ANLADIM.. ELLERİMİ YIKADIM, BANYO YAPMAK İÇİN SOYUNDUM… VÜCUDUMDA MORLUKLAR VARDI… HALBUKİ DÜN GECE YATARKEN HİÇBİRİ YOKTU… BOŞVER DEDİM KENDİ KENDİME… OLMASI GEREKEN OLUYOR…

HAYATTA OLMASI GEREKEN NE VARSA O OLUYOR, NE OLURSAN, KİM OLURSAN OL, ÖNÜNE GEÇEMİYORSUN…

ACIDA BENİM, HÜZÜNDE BENİM, YAŞAMDA…

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

9/1/2009 - selam sana ey yeni dünya...

Çok yorgunum…

Artık hiçbir şeye tahammülüm kalmamış…

Tüketmişim hem kendimi, hem de umutlarımı…

Geriye dönüp baktığımda hiçbir şey göremiyorum,

Hayal kırıklıkları, hüzünler ve kayıplardan başka…

Bugünse kendime baktığımda sadece bir enkaz görüyorum,

Koca bir enkaz…

Ve altında kalan ben…

 

Çok yorgunum…

Bir dostum bana kendinle konuş demişti,

Meğer kendimle konuşmayalı tam 12 sene olmuş,

Çok uzun zaman önce vazgeçmişim ben kendimden…

Şimdi düşünüyorum da,

Vazgeçtiğim şeyden nasıl olurda bir şeyler beklemişim?

Koca bir aptalmışım!

 

Çok yorgunum…

Ellerim titriyor, tutamıyorum ruhumu,

Kayıp gidiyor hiçbir şey yapamıyorum,

Nutkum tutulmuş sanki,

Gitme kal sana ihtiyacım var diyemiyorum…

Gözlerim artık yeter ağlayamam ben diyor,

Onlarda çok yorulmuş…

 

Çok yorgunum…

Hayatımda ilk defa kendimi,

Hiçbir şeysiz, kimsesiz ve yapayalnız hissediyorum,

Halbuki bir dost eline nasılda ihtiyacım var,

Ya da annemin kır çiçeği kokulu saçlarını koklamaya,

Kucağına yatıp saçlarımı okşamasına,

Ama her zamanki gibi,

Hepsi bana çok uzak…

Elimi koşulsuz, şartsız uzattığım eller,

Hiç biri yok…

 

Çok yorgunum…

Ama geçicek…

Bunlarda geçicek diyorum kendi kendime,

Geçecekte,

Nasıl geçecek…

 

Çok yorgunum…

Bütün sahteliklerden ve bu yalancı ışıktan,

Karanlığıma çekiliyorum…

Ama bu sizi yanıltmasın!

Ölmek için değil,

YENİDEN DOĞMAK İÇİN…

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

29/11/2008 - LANET OLSUN...

HİÇBİR ZAMAN GERÇEKLEŞMEYECEK BİR HAYALİN PEŞİNDE BİR ÖMÜR BOYU KOŞMAK?

NEDEN?

NEDEN ÖMRÜMÜ BÖYLESİNE HEBA EDİYORUM.?

NEDEN HALA İÇİMDE UMUT VAR?

HERYER KARANLIK…

KİMLER KANDIRDI BİZİ IŞIKTA BİRŞEY OLMAZ, KARANLIKTAN KORK DİYE? NE GELDİYSE BAŞIMIZA AYDINLIKTA GELMEDİMİ?

NEDEN?

NEDEN HALA KANDIRMAYA ÇALIŞIYORSUNUZ BENİ?

GÜZEL OLAN HİÇBİRŞEY YOK BU KAİNATTA!

HERŞEY YALAN HERŞEY ALDATMACA…

DOĞRU DEDİĞİNİZ HERŞEY YANLIŞ, ACIDAN, KASVETTEN, ÜZÜNTÜDEN BAŞKA BİŞEY VERMİYOR BANA…

BOĞULUYORUM…

ALDIĞIM NEFES BİLE RAHATLATMIYOR BENİ…

İSTEDİĞİNİZ HERŞEYİ YAPTIM!

NEDEN HALA NEDEN DİYE SORULARIM VAR?

VAAT ETTİĞİNİZ ŞEYLER NERDE?

1 TEKİNİ BİLE GÖREMİYORUM.

KÖRMÜYÜM YOKSA?

HAYIR!

BENİ ALDATTINIZ HAYATIMA GİREN BÜTÜN İNSANLAR…

BENİ KANDIRDINIZ TECRÜBE DİYE…

NEDEN?
TECRÜBE BUNUN NERESİNDE BE AHMAKLAR?
SİZİN BURNUNUZ PİSLİKTEN ÇIKTIMIKİ TECRÜBE DİYE BANA KAKALIYORSUNUZ?

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

7/9/2008 - dönüşüm 1




Gözleri hala aynı noktaya bakıyordu.

Ne kadar zaman geçmişti? Bilmiyordu. Bilmekte istemiyordu.

Kafasında hala dönüp dolanan şeyler içini bulandırıyordu.

Dalgalar her gidip geldiğinde biraz daha rahatlamış olduğunu düşünmeye çalışıyordu ama nafile. Sadece kendini kandırdığının farkındaydı.

Neden?

Bu soruyu oysaki milyarlarca kez sormuştu kendi kendine ama cevap yoktu.

Her zamanki gibi…

Islanmış olduğunu fark etti. Yağmur yağmaya başlamış.

Ne zaman başladığını bile anlayamamıştı.

Baya ıslanmıştı demek ki epeydir yağıyordu. Usulca kalktı yerinden. Deniz

son bir defa daha baktı. Yürümeye başladı. Ama hala kafasında dolananlar içini sıkmaya yetiyordu. Yağmur hızlanmaya başlamıştı.

İnadına daha yavaş yürümeye devam etti kız.

Gördüklerini hala içi almıyordu.

Biri en yakın arkadaşıydı diğeriyse yıllar sonra ilk defa kalbinin böylesine delice çarpmasına neden olan adam…

Oysaki nasılda inanmıştı her şeyin değiştiğine.

Kötü günlerin ardında kaldığına…

Aptal olduğunu düşündü.

Evet aptalın ta kendisiyim nasıl inandım? Bugüne kadar iyi giden hiç bişey olmadı ki? Bunun iyi gitmesini umut edecek kadar aptalım…

Dünya dönmeye başlamıştı…

Hayır hayır… dönen dünya değildi başıydı.

En yakın banka çöktü. İsterik krizine benziyordu.

Ellerinin titremesine hakim olamıyordu.

Yağmur bütün hızıyla yağmaya devam ediyordu.

Kabusları geri dönmüştü. Deniz sanki ikiye yarılmış içinden biri ona doğru yürüyordu.

Hayal görüyorum herhalde dedi kendi kendine. Bu imkansızdı. Gördükleri ve gelen kişi… gerçek olamazdı.

Yaklaşmıştı iyice. Yutkundu zorla kız.

Ve artık bir nefes yakınındaydı gelen. Elini kızın yüzüne koydu.

‘Yapma güzel gözlüm. Bunu kendine yapma. Topla kendini. Acısını çıkartacaksın’

yüzüne bakamıyordu kız. Cevap verdi gelen kişiye.

 ‘Bu çok ağır oldu. Senden sonra ilk defa kalbim böylesine çarpmıştı. Olmamalıydı. Seni hala çok seviyorum.’

Gelen kişi sert ama sevecen bir sesle cevap verdi

‘yüzüme bak! Artık ben yokum. Bunu kabul et. Tabiî ki yeniden seveceksin. Hayalimle bir ömür geçiremezsin. Topla kendini! Ve seni üzeni git ve üz! Bende yanında olucam merak etme yalnız değilsin. Uzun bir süre uyuyamıyacaklar sana söz veriyorum.’

Kız yüzüne baktı gelenin. ‘ne olur biraz daha kal, sana ihtiyacım var’ ‘gitmeliyim güzel gözlüm geliyorlar’ dedi. Kız bırakmak istemiyordu. Ama gelen kişi gidiyordu. Arkasından bağırdı gitme diye…

Gözlerini açtığında nerede olduğunu anlamaya çalıştı bir süre arkadaşı onu gördüğünde uyandı diye çığlıklar atmaya başlamıştı.

Hastanede olduğunu anladı… Yerinden kalmak istedi ama gücü yoktu.

Doktor geldi, muayene etti ağır bir şok geçirdiğini ve çok kötü üşüttüğünü söyledi. Kız gerisini duymuyordu. Çünkü artık o an onun için yeni bir karar vermişti.

Kendini bir dönemeci dönüp yeni bir yola bakar gibi hissetti.

Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı…

Döndü ve baş ucunda durana gülümsedi. Gelen kişiydi bu.

Kızın başını okşadı ona gülümsedi ve kayboldu…

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

22/8/2008 - kayıp...



Hıçkırarak, büyük bir korkuyla uyandı. Nefes nefese kalmıştı. Kalp atışlarını neredeyse yan odadaki arkadaşı duyacaktı. Baş ucundaki su bardağına uzandı. Bir yudum su içme ihtiyacı duymuştu. Zifiri karanlıkta el yordamıyla bardağı ararken bir yandan gördüklerini anlamaya çalışıyordu. Bıkmıştı artık gördüğü kabuslardan… sakinleşmeye çalıştı. Yatağın içinde doğruldu. Bardağı aramaktan vazgeçmişti. Birden beyninde bir şimşek çaktı. Yataktan hızla fırladı telefondan numarayı çevirmeye başladı. 0 216 57…. Cevap yoktu… saat sabahın 4 üydü… yüreği sıkılmıştı… gördüklerinin gerçek olmaması için Allaha yalvarıyordu. Tekrar davrandı telefona… 0536 341… bu da cevap vermiyordu. Öyle ya… uyuyorlardır bu saatte diye düşündü.

Balkona çıktı. Bir sigara yaktı. Derin bir nefes aldı ciğerlerini patlatırcasına. 7 gecedir aynı rüyayı görüyordu. İçinin daraldığını hissetti. Sabahı beklemesi gerektiğini düşündü. Sigarası bitmişti. Başını masaya dayadı. Öylece boş caddeyi izlemeye başladı. Gerçek miydi hayal mi? Olmamalı dedi kendi kendine… beyazlar içinde gülümsüyordu… “gel” diyordu. “ ne olur gel, acele et” ellerini uzatıyordu kız. “gelicem ne olur bekle gitme seni çok özledim, ben gelmeden son bir defa ellerine sarılmadan gitme ne olur bekle” diyordu haykırarak ama “ geç kaldım birtanem… seni çok sevdiğimi ve duamın hep üstünde olduğunu unutma hakkını helal” diyordu. Kız hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. Ve haykırıyordu. “bana bunu yapamazsın. Ne olur bekle! Buna ikinci defa dayanamam” tam o sırada arkasını dönüp gidiyordu o heybetli adam. işte korkunç çığlıklarla o an uyanıyordu kız. Düşündü… 7 gecedir aynı rüyayı görüyordu. Neden? Yine ne oluyordu? Yıllar sonra ilk defa yeniden bir insana baba demişti. Yinemi dedi kendi kendine… düşünürken uyuyakalmıştı. Gözünü açtığında saat 15:30 civarlarıydı. Yerinden fırladı odasına geçti. Üstünü süratle giyindi. Soluğu seyahat acentasında almıştı. “İstanbula son araba kaçta?”sormuştu… yazık… en erken gece 11 deydi ilk araba… yapacak başka bişey yoktu,

 Biletini aldı

 Ama içi içini yiyordu. Yetişemeyeceğini hissetmişti fakat içinde bir umut vardı. Bütün gün avare avare dolaştı sokakları. Akşam olmuştu. Otobüsüne binmek için 2 saat öncesinden otogara gitmişti. Zaman geçmek bilmiyordu. Bir arkadaşına rastladı. Sohbet etmeye başladılar. Zaman gelmişti otobüsüne bindi. Uyuyamıyordu. Sanki çivili bir koltukta oturuyordu. Her şey ona batmaya başladı. Sabahı zor etmişti. İstanbula sabahın ilk ışıklarından önce varmıştı. Telefona sarıldı annesini arıyordu yorgun ve uykulu bir ses efendim dedi. Kız “ anne istanbuldayım dedem hastanenin hangi bölümünde, kaçınçı kat ve odada kalıyor?” dedi. Annesi tedirgin bir ses tonuyla “kızım şey… dedeni eve getirdik” diye cevap vermişti. Kız “ tamam. 10 dk. Sonra evde olurum.” Dedi ve taksiye u dönüş yaptırdı. Annesini tekrar aradı. “Seni çaldırdığımda lütfen kapıyı aç” dedi annesi çok şaşırmıştı ve gereksiz bir tedirginlikle  cevap veriyordu. Tamam kızım dedi ve kız telefonu kapattı. Kalbinin sıkıştığını hissediyordu. Eve vardı. Annesi balkonda bekliyordu onu. Kapıyı açtı ona. Annesine sarıldı. Dedem nerde onu görmek istiyorum dedi.sabahın altısıydı saat. Annesi sonra görürsün git ve yat dedi. Sesini çıkarmadı kız ve kendisine gösterilen yatağa uzandı. Uyumaya çalıştı. Bir tarafı huzursuzken öbür tarafı uyu artık diyordu. Dayanamadı. Sağ tarafına döndü. Uyumak için gözlerini kapadı. Biraz sonra sağ tarafını hissetmemeye başladı. Sanki felç olmuştu. Zorla doğruldu ve sol tarafına döndü. Artık yüzü kapıya dönük uyumaya çalışıyordu. Dalmış olmalıydı. Hayal gerçek arası bişeydi. Kapı açıldı dedesi belirdi. “kız hala yatıyor musun? Kalk geç kaldık hastaneye gideceğiz” hemen doğrulmaya çalıştı kız ama “canım kızım şaka yaptım ben gayet iyiyim. Hastaneye gitmiycez. Yoruldun yol geldin benim için biraz daha uyu” diyordu dedesi. Kız kalmak için kendini zorladı. Dedesinin boynuna atlamak doya doya öpmek koklamak için ama sanki felç olmuştu kalkamıyordu. “Dedeciğim kalkmak istiyorum ama olmuyor ne olur kusura bakma” diyordu. Ama dedesi “ kızım, yavrum ben biliyorum. sen geldin ya yeter. Hakkım sana helal. Sadece bunu bil dualarım hep üstünde Allaha emanet ol” diyordu. Kız birden uyandı salaklaşmıştı. Annesi girdi odaya. “dedem nerde?” diye sordu. Annesi hastanede yanıtını verdi. Kız şoka girmişti. “nasıl olur? Az önce buradaydı. Kızım biraz daha dinlen beraber gideriz dedi nasıl beklemez beni?” dedi. Annesinin birden rengi benzi attı. “Kim buradaydı?” diye sordu. Kız “dedem geldi odama hoş geldin dedi konuştuk. Dinlen hastaneye gitmiycez iyiyim ben dedi. Kilo almış eskisi gibi görünüyordu. Dedemi kanser denen o illet bile yıkmamış” dedi. Annesi aniden odadan çıktı. Kız anlam verememişti. Yataktan inmek için davrandığı sırada ayaklarının hala uyuşuk olduğunu fark etti. O sırada küçük dayısı girdi içeri. Kızın yüzüne bakmıyordu. soğuk bir sesle hoş geldin dedi kız hoş bulduk dayıcım nasılsın dedi dayısı cevap vermeden odayı terk etti. Kız şaşırmıştı. Neler oluyordu? Ablası girmişti odaya. Kızı görünce “sen ne zaman geldin?” diye sordu kız bu sabah dedi ablası gözlerinin içine baktı. Geç kaldın kızım dedemi kaybettik dedi… kız aptalladı gözleri karardı. Dünya karardi. Her şey simsiyahtı. Gerisini hatırlamıyordu. Kendine geldiğinde koltukta boylu boyunca yatıyordu. Başında bir sürü insan vardı. Herkes bişey söylüyordu. Ama o hiç bir şey duymuyordu. Yavaşça yerinden kalktı. Dedesinin yatağına gitti uzun süre baka kaldı. Yatak boştu. Sonra yatağa uzandı. Yastığını burnuna dayadı hala o kokuyordu. Öylece kaldı saatlerce. Ağlayamıyordu. Birkaç kişi geldi ve onu kaldırdı. İki kişi koluna girmişti. Kızı gören boynuna sarılıp ağlamaya başlıyordu ama kızda hiçbir tepki yoktu. Nasıl olduysa kız kendini cenaze namazında buldu. Tabutun başında eli tabutun üstündeydi. Anlayamıyordu. Sonra namaz kılındı. Kabristana gidildi. Defnedildi. Kız herkese ve her şeye rağmen mezarın başına çöktü ve boş boş mezara bakmaya başladı. Sanki mezarın başında değil hastanedeki yatağın ayak ucundaymış ta dedesi her an uyanıp bişey ister diye bekliyormuş gibi hissediyordu kendini. Hala ağlayamamıştı. Sanki rüyadaydı. Her şey bitmişti. Küçük dayısı koluna girmiş arabaya doğru sürüklüyordu. Eve geri dönmüşler, mahşeri bir kalabalığın tam ortasında gelmişlerdi. Kız direk dedesinin yatağına yattı. Yastığına sarıldı. Ne kadar zaman geçti bilmiyordu. Küçük dayısının dürtmesiyle uyandı. Kızı sarsıyordu. “Kendine gel sıkma artık kendini rahat bırak” kız boş gözlerle bakıyordu dayısına sanki başka alemdeydi. Evet başka alemdeydi. Çünkü yanında dedesi yatıyordu. Aslında ona sarılıyordu. Dedesi kızı alnından öptü her zamanki gibi ve odadan çıktı   gitti. O an kız bütün azalarında ve yüreğinde bir acı hissetti tarifi imkansız. Ve dönüp soğuk bir sesle “dedem şimdi gitti. Dolabında bir kutu varmış onu açmanı istiyor “ dedi. Ve ağlamaya başladı kız. dayısı şaşırmıştı hızla dolaba yöneldi açtı ve kutuyu buldu adeta şok geçiriyordu. döndü ve kıza baktı. hala ağlıyordu. artık ağladıkça dayısı da ağlıyordu kızla birlikte… İçinden dedesine ait el yazısıyla bir vasiyetname çıktı…

o an anladı…

bir daha dönmeyecekti dedesi…

Hayatı boyunca ilk defa baba diye sarıldığı adam… artık yoktu…

ve asla geri dönmeyecekti…

ebediyen…

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

her telden...

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım

Blogcu Yardım
Aslı Aykaya
darthvader2000
http://www.promoindir.com/mp3-sebnem_Ferah--Sil_Bastan--133.html